İlahi bir cezbe hâlinde, kendi ifadeleri ile “her şeyde Hakk’ın tecellîsini” gören dervişler giyimlerinden oturmalarına, konuşmalarından selamlaşmalarına kadar her fiillerine, hissettikleri bu derûnî havayı sindirmişlerdir. Dervişâne bir ifadeyle “dervişlerin her hâllerinden Allah kokusu gelir.” Tasavvuf kültürünün içsel anlayışının sosyolojik yansımaları, onu sadece inanca dair ve felsefi anlamda değil kültürel anlamda da müstesna bir yerde konumlandırmıştır.
